HOŞGELDİNİZ

Hakkımda

BEN KÜBRANUR ANİHL DE OKUYORUM ŞİİR YAZIYORUM KİTAP OKUYORUM VE ALLAH YOLUNDA İLERLİYECEK FALİYETLER GÖSTERİYORUM BU SİTEDE NE ARASANIZ OLUCAK SEVİCEKSİNİZ BURAYA GİRMEYİ İNŞALLAH TABİİ...


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv

Kategoriler


Arkadaşlarım


aynur ...
meralcikk
hepsiseren

IRAK'TA YENİ DÖNEM

2003 yılı Mart ayından bu yana işgal ettikleri Irak'ın şehir ve kasabalarında boy gösteren ABD askerleri sonunda çekiliyor. ABD'nin çekilmesini 'Ulusal Egemenlik Günü' ilân eden Iraklılar coşkulu kutlamalar düzenliyor.

Irak’ta bugün yeni bir sayfa açılıyor. Ülkedeki yaklaşık 133 bin Amerikan askeri, Bağdat ile Washington arasında 2008 yılının Kasım ayında imzalanan güvenlik anlaşması uyarınca kentlerden çekilerek 30 Haziran itibariyle kontrolü Irak'a devretti.

Şehir ve kasabaları terk eden Amerikan askerleri, yerleşim birimleri dışındaki askeri üslerde konuşlanacak. Irak Başbakanı Nuri el Maliki 30 Haziran'ı “Ulusal Egemenlik Günü” ilan etti. Askerlerin çekilmesi müzik şölenleri, havai fişek ve folklor gösterileriyle kutlanıyor. Gece görevde bulunan Iraklı asker ve güvenlik güçleri ise gün içinde tanklar ve zırhlı araçlarla geçit töreni düzenledi.

ABD’ye göre zamanlama doğru

Bu coşku, tam da Bağdat'taki kanlı saldırılarla hemen hemen aynı döneme denk geldi. Son haftalarda meydana gelen saldırılarda yaklaşık 250 Iraklı hayatını kaybetmişti. Üstelik Irak kentlerindeki intihar saldırılarının sayısı da ciddi oranda arttı. Tüm bu gelişmelere rağmen, Irak’taki Amerikan birliklerinin komutanı Raymond Odierno'ya göre çekilme işleminin zamanlaması doğru.

Odierno, “Bu, Amerika’nın sorumluluğu Iraklılara bırakması için doğru zamandır“ diyor. Amerikan CNN televizyonuna konuşan Odierno, son zamanlardaki intihar saldırılarının ise dikkat çekmek isteyen bir avuç radikal Iraklının eylemi olduğunu savunuyor.

Amerikalı komutan iyimser gözükse de muhafazakâr Amerikan kanalı Fox News’in bir sorusu karşısında oldukça düşünceliydi. Soru, Amerikan birliklerinin Irak şehirlerinden çekilmesinden sonra, komşu İran’ın milisleriyle bu boşluğu çok çabuk doldurup doldurmayacağı yönündeydi. Odierno bu soruyu, “Bazı kişilerin bu konuda endişeye kapıldığından eminim“ diye yanıtladı.

2011’de tüm askerlerin çekilmesi öngörülüyor

Artık Irak’ta ABD’ye ait şehir içi askeri üs bulunmayacak. Ayrıca Bağdat, Kerkük, Felluce ve ABD’nin El Kaide’nin merkezi olarak değerlendirdiği Musul’da Amerikan askerleri devriye gezmeyecek. Bugünden itibaren Bağdat’ta 130 bin Irak askerinin görev yapması bekleniyor. Ayrıca 180 binden fazla polis de başkentte güvenliği sağlamaya çalışacak. Ülke çapında görev yapan polislerin sayısı yarım milyonu, askerlerin sayısı da 250 bini geçecek. ABD’nin Irak’taki savaş görevi, 31 Ağustos 2010 tarihinde sona eriyor. ABD Başkanı Barack Obama, 2011 yılı sonuna kadar tüm askerlerin çekilmesinin öngörüldüğünü açıklamıştı.


Tarih: 18:22, 1/7/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

Rahatlama teknikleri...

Sınavdan 1 gün önce ve sınav esnasında rahatlamak için;

 

1. Nasıl rahatlayacağınızı ve gevşeyeceğinizi öğrendiğinizden emin olun. Kriz anında, nasıl davranacağınızı bilirseniz kendinizi daha güvende hissedebilirsiniz.

2. Komik bir film, eğlenceli bir kitap ya da dergi okumak rahatlatır.

3. Ne kadar kaygılı olursanız olun sınava yakın bir zamanda (örneğin bir gece önce ya da aynı sabah ) çalışmayın. Ilık bir duş alın, kısa bir yürüyüş yapın, sizi kaygılandırmayacak insanlarla sohbet edin.

4. Sınavdan önce normal hayatınızda değişiklik yapmaya çalışmayın. Örneğin normalde sekiz saat uyuyorsanız ve bu yeterli geliyorsa, sadece sınav olduğu için daha erken yatmaya çalışmayın. Çünkü uyuyamazsanız, kaygınız artar. Alışık olmadığınız aktiviteleri de sınavdan önce yapmayın, alışık olmadığınız yemekleri yemeyin. Sadece bazı değişiklikler yapabilirsiniz: Örneğin kahveyi azaltmak ya da taze meyve ve sebze yemeye çalışmak iyi gelebilir.

5. Kendinizi kötü hissetseniz de bir şeyler yemeye çalışın. Birkaç tuzlu bisküvi de olur. Önemli olan midenizin boş olmamasıdır.

6. Sınavın nerede ve saat kaçta olduğunu bildiğinize emin olun. Sınav yerine çok geç ya da çok erken gitmeyin. Erken gitmek, sizin gibi kaygılı olanlarla konuşmak ya da söylediklerine kulak misafiri olmak, sadece kaygınızı yükseltir. Geç kalmak da aynı şekilde...

7. Tüm materyalinizi (kalem, silgi, kalemtıraş, vs) aldığınıza emin olun. Hatta bunun için bir liste hazırlayıp, her birini çantanıza yerleştirdikçe yanına bir işaret koyabilirsiniz.

8. Ders materyalini evde bırakın. Son dakika göz gezdirmeye çalışmak sadece kaygınızı artırır.


Sınav sırasında bunlara dikkat edin!
1. Sıraya oturduğunuzda rahat olduğunuza emin olun. Tuvalete gitme ihtiyacınız varsa giderin. Eğer çok terliyor ya da üşüyorsanız kıyafetlerinizde ona göre bir ayarlama yapın. Daha önce çalıştığınız nefes egzersizlerini birkaç kez uygulayın. Gerçekten rahat olduğunuza inandığınızda sınav kâğıdına bakın.

2. Birçok kişi için en gergin an bu andır. Şimdiye kadar nasıl ve ne kadar hazırlandığınız, şu an önemli değil. Sizin için şu an en önemli olan, elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.

3. Aklınıza olumsuz ve kaygınızı artırıcı düşünceler geliyorsa, içinizden "Dur," deyin. Bu yolla düşüncelerinizin önüne geçtikten sonra o an için uygun stratejiyi belirleyin (gevşeme, nefes alma egzersizi, vs).

4. Olumsuz düşünceleri sorgulayın ve daha işe yarar, daha gerçekçi alternatifler bulmaya çalışın. Örneğin: "Bu sınavdan yüksek not alamazsam mahvolurum," yanlış düşüncedir. Onun yerine "Sınava çalıştım ve yüksek not almak için elimden geleni yapacağım. Ancak alamazsam da bir telafisi mutlaka olacaktır. Bu dünyanın sonu değil," diye düşünmek doğru olur.

5. Soruların sırasına göre gitmek zorunda değilsiniz. En iyi hazırlandığınızı düşündüğünüz konuyla ilgili sorudan başlayın. Acele etmeyin. Sorudaki yönergeyi dikkatle okuyun. Olumsuz ifadelere özellikle dikkat edin.

6. Etrafınızdakileri görmezden gelmeye çalışın. Düşünmek için kafanızı kaldırdığınızda, insanlara değil pencereden dışarıya tavana ya da yere bakmaya çalışın.

7. Zamanı ayarlayın. Ara sıra  saatinize bakmayı unutmayın.. Bir soruyla uğraşmayı bırakmak ve diğer soruya geçmek için uygun zamanı böylece anlayabilirsiniz.

8. Kaygınız giderek kötüleşirse, kalemi kâğıdı bırakın. Gözlerinizi bir süreliğine kapatın ve nefes egzersizlerini deneyin.

9. Kaygınızdan tamamen kurtulmaya çalışmayın, çünkü bir miktar kaygı gerekli ve doğaldır. Kaygı duyabileceğinizi kabul edip onu kontrol altında tutmaya çalışın.
                                    alıntı


Tarih: 16:21, 12/6/2009
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

gençlik ve ergenlik



“ ERGENLİK YAŞI NEDİR ? 

Ergenlik çağı, kızlarda 11-12, erkeklerde ise 13-14 yaşından başlayarak 20-21 yaşa kadar devam eder. Ergenlik çağı kişinin önceki yaşamından ve gelişiminden kopuk, yeniden bir doğuş dönemi değildir. Fakat, gelişme o kadar hızlı ve göze batacak biçimdedir ki bu durum çevreyi olduğu kadar ergeni de şaşırtır, hatta bunalıma itebilir. 

NE YAPMAK LAZIM? Ortaöğretimde öğrenciler ergenlik dönemini yaşamaktadırlar. Bu dönemi rahat ve zarar görmeden atlatabilmek için anlayışlı anne baba ve öğretmenlere ihtiyaç vardır. 

BELİRTİLERİ: Çocukluk dönemi göreceli olarak yavaşlayan bedensel büyüme ve gelişme ergenlik dönemini yeniden hızlanarak bu dönem sonunda yetişkinlikteki yapısına ulaşır. Ergen dönemi çocukluk yetişkinlik arasında yer alan bir yaşam dönemidir. 

FİZİKSEL DEĞİŞİKLİKLER: Ergen döneminin fiziksel, zihinsel ve cinsel gelişimi çok hızlıdır. Özellikle bedensel gelişmede göze çarpan değişmeler; boy uzaması, kasların gelişmesi, kol ve bacakların, özellikle el ve ayakların oransız biçimde uzaması, kıllanmak, erkek çocuklarda ses kalınlaşması, hormonal faaliyetlerinin artması, ergenlik sivilcelerinin çıkması gibidir. 

DUYGUSAL DEĞİŞİKLİKLER:  Ergenlik döneminde ortaya çıkan düşünce sisteminde ve duygusal yapıdaki değişikliklere bağlı olarak gençler dikkatlerini kendi üstlerine öteki dönemlere oranla çok daha fazla yoğunlaştırırlar. Çevrelerindeki hemen her kesin kendilerini incelediğini sanırlar. Ergenlik çağına has bu “ben merkezci” düşünce yapısı beraberinde ergenlik çağındaki gençlerin az yada çok hemen hepsinde gözlenen dış görünüşlerinin yeterince iyi olmadığına ilişkin kaygıyı da getirir. Boy. kilo. cilt bozuklukları onların kaygı kaynağıdır. 

UYUM İÇİN: Ana-babaları. öğretmenleri kendilerine karşı uygun tutumları gösteren ergenlik çağındaki gençler kendilerinde olan değişimi kolayca kabullenirler. Ancak, gençlerin hepsi çevredeki yetişkinlerden aynı destek alma şansını sahip değildir. Bu gençler, gelişen bu değişiklikleri daha geç benimserler. 

BAŞLICA KAYGILAR: Bazıları çevreden kabul görmek için akranları arasında popüler olan modellere benzemeye çalışırlar. Gençlerin çoğu bu dönemin sonuna doğru ben merkezci düşünceden sıyrılmalarına bağlı olarak daha bağımsız daha tutarlı bir dış görünüşü benimsemeye başlarlar. Olumlu bir benlik kavramına sahip olmada beden imajının olumlu olmasının da önemi büyüktür. Olumsuz bir beden imgesi yani gencin kendisinin güzel/yakışıklı olarak algılaması, beden benlik kavramının da olumsuzluğuna yol açmaktadır. Gençlerin dış görünüşlerini beğenmemeleri dış görünüşleri yüzünden korkusu ile arkadaş gruplarına katılmaktan kaçınmaları, bir süre sonra onların arkadaş grupları tarafından unutulmalarına yol açabilir. Ama genç aranmayışını, davranışına değil dış görünüşüne bağlayabilir. Temelde olumsuz beden algısından kaynaklanan “reddedilme korkusu” daha büyük sorunları doğurabilir. Ergenlik çağı ergenlik kendini tam bağımsız görmek istediği bir dönemdir. 

BAĞIMSIZLIK DUYGUSU:  Ergenlik çağına, bağımlılık - tan bağımsızlığa geçiş dönemi de denir. Ergen hala çocuksu özelliklere sahiptir, çocuksu davranışların hoşgörüsünden ve avantajlarından vazgeçmek istemez. Diğer yandan bedensel gelişme ile yetişkindir. Ana-babanın baskısından bir an önce kurtulmak. “Büyük olmak” isteği çok baskındır. Oysa bu dönemin bir çok yeni sorunlarının çözümünde ve diğer ilişkilerinde ana-babanın ve diğer yetişkinlerin yardımlarına ihtiyaç duyarlar. Kısa bir süre önce çocuk olan birey çocuk gibi davranınca ona yaşına uygun davranması söylenir. Büyük gibi davranmaya başlayınca da aynı uyarıyla karşılaşır. Ergen nasıl davranacağını şaşırır. Büyük yetişkin statüsü alsın mı? çocuk kalıp, çocukluk güvenliği içinde yaşasın mı karar veremez. Anne ve babalar da çelişki içindedir, çocuklarının yine eskisi gibi kendilerine bağlı olmasını ve sözlerinden dışarı çıkmamalarını isterler. 

NE YAPMALIYIZ ? Bu dönemde anne- babaya ve diğer yetişkinlere düşen görev;  Gençlerin bağımsızlıklarını kazanma eğilimlerine saygı ve anlayış göstermek, onlara yardımcı olmaktır.  

 YETİŞKİNLİK DUYGUSU:  Gencin en hassas olduğu konu çocuk yerine konulması, kendisine hala çocuk gibi davranılmasıdır. Bunun aksini ispatlamak için genç, büyüklere özgü davranışlara yönelir. Erkeklerde sigara içme, bıyık bırakma kızlarda aşırı makyaj yapmaya ve argo sözler söylemeye özenme vb. Genç, yetişkin olduğunu ispatlamak için karşı gelme, söylenenin tersini yapma gibi veya hiç dinlememe, kabadayılık davranışları gelişir. Bu tür davranışlar cezalandırıldıkça veya azarlandıkça düzelme yerine daha da olumsuzlasın Gençler kasıtlı olarak yetişkinlere karşı gelir ve kafa tutarlar.  Gençlerin ergenlik döneminde cinsel konulara, yasak ve tehlikeli durumlara olan ilgileri de artar. Gençlere göre kurallar ve yasaklar yetişkinler tarafından gelişi güzel konulmuştur. Oysa bu kural ve yasakların gençler için konulmuş olmayıp toplumsal yapıyı şekillendirdiğini ve hayati değer taşıdığını genç ileride anlayacaktır. Bu dönemde dengesizlik en üst safhaya çıkmıştır, göz yaşları yerini kahkahaya, kendine güven güvensizliğe, ilgi vurdum-duymazlığa dönüşüverir. Bu dalgalanma kişiler arası ilişkilerde etkisini gösterir. Arkadaşlıklarda, mesleğe yönelmede bu görülür. Ruhsal olgunlaşma bedensel ve cinsel gelişmeye ayak uyduramamaktadır. Duygulardaki iniş çıkışlar hep bozulan dengeyi kurmaya yöneliktir. 

NE YAPMALIYIZ ?  Bu dönemde ergene bedensel ve fiziksel değişimi ile ilgili aydınlatıcı bilgi verilmeli, yaşadığı sürecin normal olduğu ve herkesin yaşadığı anlatılmalı, kendisine değer verildiği ve güvenildiğini hissettirilmelidir.” 

Tüm bu gelişmeler, çok kısa bir zamanda oluyor ve gençler tüm bu problemleri tek başlarına karşılamaya kalkıyorlarsa, bir sürü sorun da beraberinde gelecek demektir.         


Tarih: 12:19, 1/6/2009 Kategori: aile ve _ocuk
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

sınavlarda rahatlamak


 sınavdan 1 gün önce ve sınav esnasında rahatlamak için;

 

1. Nasıl rahatlayacağınızı ve gevşeyeceğinizi öğrendiğinizden emin olun. Kriz anında, nasıl davranacağınızı bilirseniz kendinizi daha güvende hissedebilirsiniz.

2. Komik bir film, eğlenceli bir kitap ya da dergi okumak rahatlatır.

3. Ne kadar kaygılı olursanız olun sınava yakın bir zamanda (örneğin bir gece önce ya da aynı sabah ) çalışmayın. Ilık bir duş alın, kısa bir yürüyüş yapın, sizi kaygılandırmayacak insanlarla sohbet edin.

4. Sınavdan önce normal hayatınızda değişiklik yapmaya çalışmayın. Örneğin normalde sekiz saat uyuyorsanız ve bu yeterli geliyorsa, sadece sınav olduğu için daha erken yatmaya çalışmayın. Çünkü uyuyamazsanız, kaygınız artar. Alışık olmadığınız aktiviteleri de sınavdan önce yapmayın, alışık olmadığınız yemekleri yemeyin. Sadece bazı değişiklikler yapabilirsiniz: Örneğin kahveyi azaltmak ya da taze meyve ve sebze yemeye çalışmak iyi gelebilir.

5. Kendinizi kötü hissetseniz de bir şeyler yemeye çalışın. Birkaç tuzlu bisküvi de olur. Önemli olan midenizin boş olmamasıdır.

6. Sınavın nerede ve saat kaçta olduğunu bildiğinize emin olun. Sınav yerine çok geç ya da çok erken gitmeyin. Erken gitmek, sizin gibi kaygılı olanlarla konuşmak ya da söylediklerine kulak misafiri olmak, sadece kaygınızı yükseltir. Geç kalmak da aynı şekilde...

7. Tüm materyalinizi (kalem, silgi, kalemtıraş, vs) aldığınıza emin olun. Hatta bunun için bir liste hazırlayıp, her birini çantanıza yerleştirdikçe yanına bir işaret koyabilirsiniz.

8. Ders materyalini evde bırakın. Son dakika göz gezdirmeye çalışmak sadece kaygınızı artırır.


Sınav sırasında bunlara dikkat edin!
1. Sıraya oturduğunuzda rahat olduğunuza emin olun. Tuvalete gitme ihtiyacınız varsa giderin. Eğer çok terliyor ya da üşüyorsanız kıyafetlerinizde ona göre bir ayarlama yapın. Daha önce çalıştığınız nefes egzersizlerini birkaç kez uygulayın. Gerçekten rahat olduğunuza inandığınızda sınav kâğıdına bakın.

2. Birçok kişi için en gergin an bu andır. Şimdiye kadar nasıl ve ne kadar hazırlandığınız, şu an önemli değil. Sizin için şu an en önemli olan, elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.

3. Aklınıza olumsuz ve kaygınızı artırıcı düşünceler geliyorsa, içinizden "Dur," deyin. Bu yolla düşüncelerinizin önüne geçtikten sonra o an için uygun stratejiyi belirleyin (gevşeme, nefes alma egzersizi, vs).

4. Olumsuz düşünceleri sorgulayın ve daha işe yarar, daha gerçekçi alternatifler bulmaya çalışın. Örneğin: "Bu sınavdan yüksek not alamazsam mahvolurum," yanlış düşüncedir. Onun yerine "Sınava çalıştım ve yüksek not almak için elimden geleni yapacağım. Ancak alamazsam da bir telafisi mutlaka olacaktır. Bu dünyanın sonu değil," diye düşünmek doğru olur.

5. Soruların sırasına göre gitmek zorunda değilsiniz. En iyi hazırlandığınızı düşündüğünüz konuyla ilgili sorudan başlayın. Acele etmeyin. Sorudaki yönergeyi dikkatle okuyun. Olumsuz ifadelere özellikle dikkat edin.

6. Etrafınızdakileri görmezden gelmeye çalışın. Düşünmek için kafanızı kaldırdığınızda, insanlara değil pencereden dışarıya tavana ya da yere bakmaya çalışın.

7. Zamanı ayarlayın. Ara sıra  saatinize bakmayı unutmayın.. Bir soruyla uğraşmayı bırakmak ve diğer soruya geçmek için uygun zamanı böylece anlayabilirsiniz.

8. Kaygınız giderek kötüleşirse, kalemi kâğıdı bırakın. Gözlerinizi bir süreliğine kapatın ve nefes egzersizlerini deneyin.

9. Kaygınızdan tamamen kurtulmaya çalışmayın, çünkü bir miktar kaygı gerekli ve doğaldır. Kaygı duyabileceğinizi kabul edip onu kontrol altında tutmaya çalışın


Tarih: 12:16, 1/6/2009 Kategori: sinavlar
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı



SELAMÜNALEYKÜM KARDEŞLERİM VE DOSTLARIM FİLİSTİNDE ATEŞKES İLAN EDİLMİŞ AMA ZULÜM DEVAM ETMEKTEDİR. BİZİM GÖREVLERİMİZ DAHA BİTMEDİ  ŞİMDİ O YAHUDİ TOPLULUĞUN VE ONLARIN YANDAŞLARININ MALLARINI BOYKOT ETDELİM...

.... VE BOYKOT MALLARI!!!



BUNLAR SADECE BAZILARI GERİSİ SİZE KALMIŞ !!!!


Tarih: 17:34, 1/2/2009
Yorum (1) | Yorum yaz | Bağlantı

<- | Sonraki Sayfa ->